1871’de Leipzig’de
yayımlanan Bir Türk Kurtarıcı (Ein türkischer Heiland) adlı metin,
19. yüzyılın en üretken, aykırı ve entelektüel tarihçilerinden biri olan
Johannes Scherr tarafından kaleme alınmış derinlikli bir tarihsel analizdir.
Scherr, yalnızca akademik sınırlarla kısıtlı kalmış bir tarihçi değil, aynı
zamanda Alman edebiyatının keskin dilli, tavizsiz bir kültür eleştirmeni ve
hiciv ustası olarak tanınır. Onu dönemdaşlarından ayıran en temel özellik, 1848
devrimlerinin ateşli atmosferine bizzat katılmış, kendisini "radikal
demokrat" olarak tanımlamış olmasıdır.
İki Farklı Bakış, Tek Bir İsyan
Barikatlardaki devrimci geçmişi,
onun Şeyh Bedreddin ve Börklüce Mustafa gibi "alt tabaka isyanlarına"
yönelik bakış açısını, sorgulanması gereken özgün bir noktaya taşır. Scherr’in
anlatısında iki zıt kutup aynı anda varlık gösterir: Bir yanda halkın çektiği
derin sefaleti, maruz kaldığı adaletsizliği ve "moral anarşi"
içindeki çırpınışlarını iliklerine kadar hisseden bir devrimcinin duyarlılığı;
diğer yanda ise kitlelerin kontrolsüz fanatizminden, mucizelere olan körü
körüne inancından ve toplumsal yapıları yerle bir eden yıkıcı enerjisinden
dehşete düşen, düzen meraklısı bir muhafazakarın soğukkanlılığı sezilir. Bu
paradoksal yaklaşım Scherr’in kalemini hem sarsıcı hem de son derece analitik
kılar. O, isyanın kalbindeki insancıl özü görürken, aynı zamanda bu özün nasıl
bir kaosa dönüşebileceğini usta bir tarihçi titizliğiyle gözler önüne serer.