H.H. Schaeder’in 1928 yılında Orientalistische Literaturzeitung’da yayımlanan "Zur Stifterlegende der Bektaschis" (Bektaşilerin Kurucu Efsanesi Üzerine) adlı makalesi, bu gizemi aralamak adına atılmış en cesur metodolojik adımlardan biri olarak kabul edilir. Bu çalışma, bir yandan Vilâyetnâme gibi efsanevi metinlerin içindeki tarihsel şifreleri çözerken; diğer yandan tarikatın doğuşu ve kurumsallaşma süreci üzerine dönemin dev alimleri arasında süregelen o meşhur akademik kavgaya hakemlik eder.
Akademik Bir Yol Ayrımı
Jacob’un "Kurgusu" ve Köprülü’nün "Miras" Savunusu
Makalenin ana ekseni, Alman şarkiyatçı Georg Jacob ile Türk tarihçiliğinin öncü ismi Fuad Köprülü arasındaki paradigma farkıdır. 1928 yılında H.H. Schaeder, bu iki dev alimin tartışmasına bir "hakem" gibi müdahale ederek, o dönem yayımlanan Vilâyetnâme üzerine sarsıcı bir analiz sunar.
Georg Jacob, Bektaşiliği 16. yüzyıla ait bir "kurgu" olarak değerlendirir. Jacob'un tezine göre; 1200'lerde yaşayan Hacı Bektaş sadece sıradan ve yalnız bir derviştir. Bugün bildiğimiz disiplinli, hiyerarşisi net ve kuralları belirli Bektaşilik ise aslında 1500’lerin başında Balım Sultan tarafından tasarlanmıştır. Jacob’un mantığı oldukça sadedir: "Eğer bir yapının kuralları, rütbeleri ve kıyafet yönetmeliği 1500’lerde ortaya çıkmışsa, o tarikat o tarihte kurulmuş demektir." Jacob’a göre Balım Sultan, dağınık derviş gruplarını bir araya getirerek onlara bir nizam vermiş; Osmanlı Devleti de bu yeni yapıyı Yeniçeri Ocağı...
Makalenin tamamını PDF olarak görüntülemek için alttaki linki tıklayınız
https://drive.google.com/file/d/1WO16hAUrb1SIY6AvQJPz6UiQlAgAiLfN/view?usp=sharing









