Araştırmacı-yazar İlhami Yazgan, resmi tarihin gölgesinde kalmış figürleri ve toplumsal bellekleri gün yüzüne çıkarmaktadır. Çalışmaları, özgün araştırmalar ve Almancadan yaptığı tarihsel çeviriler olmak üzere iki ana eksende toplanır.
13 Mayıs 2026 Çarşamba
Tarihin İzinde Bir Araştırmacı: İlhami Yazgan ve Eserleri - PDF iNDiR
Monika Ertl - Che'nin İntikamını Alan Kadın
Verlag: Ceylan Yayınları
Seitenanzahl: 119 Seiten [1]
Bolivya halkına yaşamını adayan Alman devrimci Monika Ertl'in hayatını ve mücadelesini konu alan bu araştırma-inceleme kitabı, Che Guevara ve İnti Peredo'nun katledilmesinin ardından Hamburg'da gerçekleştirilen intikam eylemini odak noktasına almaktadır. Eser, tarihi belgeler ve edebi bir dille "kaybolmuş bellekleri" gün yüzüne çıkararak halk düşmanlarına karşı yürütülen bu amansız direnişi derinlemesine inceler
Tarihin Akışında Kürtler
Yazar: İlhami Yazgan Yayınevi: Zer Verlag
İlhami Yazgan'ın titiz araştırmaları sonucunda kaleme aldığı bu eser, Kürt halkının tarih sahnesindeki yerini, toplumsal dönüşümlerini ve kültürel kimliğini nesnel bir yaklaşımla ele almaktadır. Kitap; Batılı seyahatnameler, oryantalistlerin raporları ve arşiv belgeleri gibi zengin kaynakları referans alarak, geçmişten günümüze uzanan tarihsel süreci kapsamlı bir sosyo-politik analizle okuyucuya sunar.
Kürdistan Kartalı Yado
Çevirmen: İlhami Yazgan
Kamiran Alî Bedirxan ve Herbert Oertel tarafından ortaklaşa kaleme alınan ve ilk olarak 1937 yılında Almanya'da yayımlanan bu eser, Kürt direniş tarihinde cesaret ve yiğitliğin simgesi haline gelmiş olan Yado (Yadin Paşa) karakterini ve onun etrafında gelişen olayları bir roman denemesiyle aktarmaktadır.
Simavna Kadısıoğlu Şeyh Bedreddin
Çevirmen: İlhami Yazgan
Yayınevi: La Kitap
Alman tarihçi Franz Babinger'in kaleme aldığı bu eser, Osmanlı tarihinin en çarpıcı figürlerinden biri olan Şeyh Bedreddin'i ve onun öncülük ettiği toplumsal başkaldırıyı inceler. Kitap, hareketin tarihsel, siyasal ve inançsal kökenlerine ışık tutarken, dönemin Anadolu ve Balkanlar coğrafyasındaki sosyo-politik yapıyı derinlemesine analiz eder.
Eski Kürt Öyküleri - İlhami Yazgan
19. Yüzyılda Alman Şarkiyatçıların Bektaşilik Serüveni
İlhami Yazgan tarafından derlenip Türkçeye çevrilen ve La Kitaptarafından yayımlanan 126 sayfalık araştırma-inceleme kitabıdır.
Güneşin Altında Çarmıha Gerilenler - Börklüce Mustafa
![]() |
PDF dosyasını indirmek için linke tıklamanız yeterlidir.
https://drive.google.com/file/d/197ZXIIq6TsvdiRDKxA3aBa251w90DJeB/view?usp=sharing
9 Mayıs 2026 Cumartesi
1911 Yılında Dillerin ve Renklerin Kavşağı Galata Köprüsü: Yüzlerce Dil, Tek Bir Şehir, Sonsuz Kültür…
İstanbul'da, Valide Sultan Camii yakınındaki "Yeni Köprü" (Galata Köprüsü) üzerinde dururken, Galata ile İstanbul arasında mekik dokuyan o kalabalığın konuştuğu dilleri ve lehçeleri defalarca saymaya çalıştım. Doğal olarak en çok Türkçe ve Rumca duyuluyor; ancak Ermenice, Arapça, Kürtçe ve Farsçayı da kolayca ayırt etmek mümkün. Bazı Çerkes askerlerin sert seslerini işitiyoruz; Abhaz bir dostumdan onların dilini anlamadığını ve bunun muhtemelen "Lezgice" olduğunu öğreniyorum. Dostum ayrıca, aynı alayda görev yapan birçok Çerkes arkadaşının birbirleriyle anlaşmak istediklerinde Türkçe konuşmak zorunda kaldıklarını anlatıyor.
4 Mayıs 2026 Pazartesi
Toprağın Sırrı ve Bir Vefa Nişanesi: Bedreddin Müritleri’nin Ceviz Mucizesi
İstanbul’un ruhu, bazen Çemberlitaş’ın dar sokaklarında, bazen de bir dost meclisinin samimi buğusunda saklıdır. Şeyh Bedreddin’in makamı, sadece taşın ve toprağın buluştuğu bir nokta değil; adaletin, kardeşliğin ve "yarın yanağından gayrı her şeyde ortaklık" diyebilmenin yüzyıllara meydan okuyan fısıltısıdır.
2 Mayıs 2026 Cumartesi
Bektaşilik Bir İnanç mı, Yoksa Siyasi Bir Kurgu mu?
H.H. Schaeder’in 1928 yılında Orientalistische Literaturzeitung’da yayımlanan "Zur Stifterlegende der Bektaschis" (Bektaşilerin Kurucu Efsanesi Üzerine) adlı makalesi, bu gizemi aralamak adına atılmış en cesur metodolojik adımlardan biri olarak kabul edilir. Bu çalışma, bir yandan Vilâyetnâme gibi efsanevi metinlerin içindeki tarihsel şifreleri çözerken; diğer yandan tarikatın doğuşu ve kurumsallaşma süreci üzerine dönemin dev alimleri arasında süregelen o meşhur akademik kavgaya hakemlik eder.
Akademik Bir Yol Ayrımı
Jacob’un "Kurgusu" ve Köprülü’nün "Miras" Savunusu
Makalenin ana ekseni, Alman şarkiyatçı Georg Jacob ile Türk tarihçiliğinin öncü ismi Fuad Köprülü arasındaki paradigma farkıdır. 1928 yılında H.H. Schaeder, bu iki dev alimin tartışmasına bir "hakem" gibi müdahale ederek, o dönem yayımlanan Vilâyetnâme üzerine sarsıcı bir analiz sunar.
Georg Jacob, Bektaşiliği 16. yüzyıla ait bir "kurgu" olarak değerlendirir. Jacob'un tezine göre; 1200'lerde yaşayan Hacı Bektaş sadece sıradan ve yalnız bir derviştir. Bugün bildiğimiz disiplinli, hiyerarşisi net ve kuralları belirli Bektaşilik ise aslında 1500’lerin başında Balım Sultan tarafından tasarlanmıştır. Jacob’un mantığı oldukça sadedir: "Eğer bir yapının kuralları, rütbeleri ve kıyafet yönetmeliği 1500’lerde ortaya çıkmışsa, o tarikat o tarihte kurulmuş demektir." Jacob’a göre Balım Sultan, dağınık derviş gruplarını bir araya getirerek onlara bir nizam vermiş; Osmanlı Devleti de bu yeni yapıyı Yeniçeri Ocağı...
Makalenin tamamını PDF olarak görüntülemek için alttaki linki tıklayınız
https://drive.google.com/file/d/1WO16hAUrb1SIY6AvQJPz6UiQlAgAiLfN/view?usp=sharing
12 Nisan 2026 Pazar
IV - Bir Türk Kurtarıcı - Johannes Scherr - 1871 Leipzig (Çeviri: İlhami YAZGAN)
Sakız Adası'nın tam karşısında,
Anadolu ana karası güney ve kuzeye doğru çatallanan tuhaf şekilli Karaburun
Yarımadası olarak denize uzanır. Dev bir yumurta şeklindeki kuzey ucu, İzmir
Körfezi'nin batı sınırını çizer. Kütlenin merkezinde, Türklerin Karaburun,
15. yüzyıl Yunanlarının ise Stylarios dediği o sarp, uçurumlu
ve ormanlık dağ sırası göğe yükselir.
Bu dağlık coğrafya, Türk
tarihinin en unutulmaz sahnelerinden birine ev sahipliği yapmıştır. Kültür
tarihi açısından bakıldığında bu olay, Osmanlı’nın o uzun ve dehşet dolu
tarihindeki pek çok ünlü devlet hamlesinden çok daha büyük bir öneme sahiptir.
III - Bir Türk Kurtarıcı - Johannes Scherr - 1871 Leipzig (Çeviri: İlhami YAZGAN)
"Her tür hayalperesti otuzuncu yılında çarmıha gerin!
Dünyayı bir kez tanıdı mı, aldatılan kişi bir düzenbaza dönüşür."
— Goethe
1.
Acı ve haz, keder ve sevinç...
İnsan hayatı denilen o büyük yanılsama, en mutlu haliyle bile bu iki uç
arasında savrulup durur. Çünkü en mutlu insan bile, yeryüzündeki varoluşun
getirdiği o ağır kötülük payından kaçamaz. Bu laneti görmezden gelmek, hatta
onu bir lütuf gibi sunmak sadece bir göz boyamadır; nitekim dünya tarihi, bu
zavallı yalanın çürütülmesinden ibarettir.












