Milletlerin tarihsel süreç içinde geliştirdiği karakter özellikleri, sadece sosyal yaşamlarını değil, siyasi kaderlerini ve egemen güçlerle olan ilişkilerini de şekillendirir. Doğu toplumları, özellikle de Türk ve Orta Doğu halkları söz konusu olduğunda, Batılı gözlemcilerin dikkatini çeken en baskın ve karakteristik özelliklerin başında "kadercilik" (fatalizm) ve buna bağlı gelişen tevekkül anlayışı gelir. İngiliz askeri cerrah William Wittman’ın 1799-1801 yılları arasında Osmanlı coğrafyasındaki gözlemlerini aktardığı “Reisen nach der Türkei, Klein-Asien, Syrien und Aegypten” (1805) adlı eseri, bu karakteristik yapıyı bir laboratuvar titizliğiyle inceler. Bir tıp doktorunun rasyonel merceğinden bakıldığında, Türk ve Orta Doğu insanındaki kadercilik anlayışı sıradan bir dini inanç olmanın ötesinde; bireyin ölümle, hastalıkla ve otoriteyle kurduğu bağı belirleyen ontolojik bir karakter kodudur. Ve bu kod, dün olduğu gibi bugün de kitleleri yönlendirmek isteyen muktedirler için en elverişli toplumsal manipülasyon enstrümanıdır.









