Yıllar, sayfaların arasından süzülüp geçen rüzgârlar gibidir; bazen dindirir, bazen derinlerdeki tozları havalandırır. Bir kitabımın mürekkebi henüz kurumuşken, Karadeniz Ereğli’nin yerel gazetesinde hakkımda çıkan bir tanıtım yazısını okuduğumda hissettiğim şaşkınlık dün gibi tazedir. O toprakların evladıydım evet; ama sesimin o kıyılara nasıl ulaştığını, bu zarif elin sahibinin kim olduğunu o an kestirememiştim. Bu güzel sürprizin kaynağını sorma akıllılığını ise o günün heyecanına feda etmiştim.