13 Haziran 2020 Cumartesi

İlhami Yazgan kimdir?

İlhami Yazgan, 1961 yılında Zonguldak'ın Alaplı ilçesinde doğmuş bir yazar, araştırmacı ve çevirmendir. Özellikle Batı arşivlerindeki saklı kalmış Anadolu ve Orta Doğu tarihlerini gün yüzüne çıkarmasıyla tanınır. 
Hayatı ve Eğitimi: Doğum ve Çocukluk: 1961 yılında Alaplı'da doğdu. İlk ve orta öğrenimini yine Alaplı'da tamamladı.
  • Mesleki Eğitim: Karadeniz Ereğli Endüstri Meslek Lisesi'nden mezun oldu.
  • Almanya Kariyeri: 1979 yılında Almanya'ya yerleşti ve yaşamını halen burada sürdürmektedir. Çalışmalarında Alman kütüphane ve arşivlerinden yoğun şekilde faydalanmaktadır.

Yazarlık ve Araştırma Kariyeri

1990 yılından itibaren çeşitli gazete ve dergilerde inceleme ve araştırma yazıları yayımlamaya başladı. Özellikle Alman arşivleri üzerinden Anadolu coğrafyasının inanç ve kültür kaynakları üzerine yaptığı araştırmalarla tanınır.  İlhami Yazgan'ın çalışmaları, "saklı kalmış arşiv bilgilerini gün ışığına çıkarması" ve "doğu-batı kaynakları arasında bir sentez oluşturması" bakımından Türk tarih yazıcılığında özgün bir yere sahiptir. Yazgan, belleği bir arşiv memuru gibi değil, toplumsal kimliği yeniden inşa eden bir kültür tarihçisi gibi ele alır. Çalışmaları, toplumun "neyi hatırladığı" kadar "neyi unuttuğu" üzerine de önemli ipuçları sunar.

Yayın Organları: Günümüzde de aktif olarak Avrupa Postası gibi platformlarda tarih, politika ve toplumsal meseleler üzerine köşe yazıları yazmaya devam etmektedir. Kendi adıyla açtığı bir blog sitesi mevcut olup, burada tarih, sanat, inceleme, araştırma ve kültür konularında yazılar paylaşmaktadır. Blog adresi: http://ilhamiyazgan.blogspot.com/.

Başlıca Eserleri

İlhami Yazgan'ın kaleme aldığı veya katkıda bulunduğu önemli eserlerden bazıları şunlardır:

Temel Araştırma ve Derleme Kitapları

  • 19. Yüzyılda Alman Şarkiyatçıların Bektaşilik Serüveni: İlhami Yazgan'ın en bilinen çalışmasıdır. Alman arşivlerindeki tozlu raflarda kalmış; Georg Jakob, Felix Von Luschan ve Edmund Naumann gibi şarkiyatçıların Alevi-Bektaşi kültürü üzerine yaptıkları ciddi araştırmaları gün ışığına çıkarır.
  • Eski Kürt Öyküleri: Peter Lerch gibi isimlerin çalışmalarından da yararlanarak hazırlanan bu eser, Kürt sözlü edebiyatı ve halk anlatılarını içermektedir.
  • Kürdistan Kartalı Yado, İlhami Yazgan'ın Almancadan Türkçeye kazandırdığı en önemli tarihi-edebî eserlerden biridir..
  • İlhami Yazgan’ın Selanik üzerine yürüttüğü çalışma, tarihsel bir arşivcilik projesi olan "Selanik – Tarihsel Bir Yolculuk: Tarihten Öğrenmek – Selanik’te Çok Kültürlülük" (Thessaloniki – eine historische Reise) başlığını taşımaktadır. 
İnceleme ve Çeviri Eserleri

  • Simavna Kadısıoğlu Şeyh Bedreddin: Ünlü tarihçi Franz Babinger’in Şeyh Bedreddin üzerine yaptığı kapsamlı çalışmanın İlhami Yazgan tarafından Türkçeye kazandırılmış halidir. Eser, Bedreddin isyanının tarihsel ve psikolojik arka planını belgelerle sunar.
  • Kızıl Milyarder: İlhami Yazgan tarafından Almancadan Türkçeye çevrilen ve 2024-2025 döneminde dikkat çeken önemli biyografik eserlerden biridir..
  • Alman Kaynaklarında Börklüce Mustafa Ayaklanması: Osmanlı toplumsal hareketlerini Batılı gözlemcilerin kayıtlarıyla analiz eden bir çalışmadır. 
Yazgan, bu eserlerinde genellikle Alman arşivlerini bir "dış bellek" olarak kullanarak Türkiye tarihindeki saklı kalmış veya az bilinen detayları akademik bir çerçevede sunmaktadır. İlhami Yazgan’ın araştırma konularını seçme nedenleri, hem kişisel geçmişi hem de tarih yazımındaki boşlukları doldurma arzusuyla yakından ilişkilidir. Yazgan, araştırmalarını şu temel motivasyonlar çerçevesinde yürütmektedir: 

1. "Dış Bakış" ile "İç Tarihi" Tamamlama 
Yazgan'ın en büyük motivasyonu, Türkiye tarihine ait önemli konuların (Bektaşilik, Şeyh Bedreddin vb.) Batılı ve özellikle Alman kaynaklarındaki yansımalarını gün yüzüne çıkarmaktır. Ona göre, bir kültürün kendi iç anlatısı kadar, dışarıdan bir gözün (oryantalistler, seyyahlar) o kültürü nasıl kaydettiği de toplumsal hafızayı tamamlamak için elzemdir. 

2. Sosyopolitik Geçmiş ve Kimlik Bilinci
1970'li yıllarda Türkiye'deki devrimci gençlik hareketlerinin içerisinde yer alması, onun tarihe bakışını şekillendirmiştir. Bu geçmişi, onu toplumsal muhalefet odaklı figürlere (Şeyh Bedreddin, Börklüce Mustafa) ve ezilen ya da marjinalize edilen kültürel kimliklere (Alevi-Bektaşi, Kürt kültürü) yöneltmiştir. 

3. Arşivlerin "Sessizliğini" Bozma
1979'dan beri Almanya'da yaşayan Yazgan, oradaki kütüphane ve arşivlerde Türkiye ile ilgili devasa bir bilgi birikimi olduğunu fark etmiştir. Bu bilgilerin Türkiye'deki okuyucu ve araştırmacıya ulaşmaması, onu bir nevi "bilgi köprüsü" kurmaya itmiştir. Alman şarkiyatçıların Bektaşilik üzerine yazdığı ancak Türkiye'de bilinmeyen notlarını Türkçeye kazandırması bu amacın bir sonucudur. 

4. Sözlü Kültürden Yazılı Hafızaya Geçiş
Kürt halk öyküleri ve destanları (Siyabend ve Xece, Yado vb.) üzerine çalışmasının temel nedeni, sözlü gelenekte kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya olan kültürel mirasın yazılı literatüre aktarılarak kalıcı hale getirilmesidir.

Özetle; Yazgan, tarihi sadece "kazananların" veya "resmi kurumların" yazdığı bir alan olarak değil; arşivlerin, seyyahların ve halkın dilindeki anlatıların birleştiği bir toplumsal bellek alanı olarak gördüğü için bu konuları seçmektedir.







Hiç yorum yok: