11.01.2026 Tarihli Bilgi: Alt kısımdaki tabloda yer alan bilgiler ve bu
bilgilerin güvenilirliği tarihsel tartışmalara konu olmuştur.
Özellikle Franz Babinger'in Börklüce Mustafa hakkındaki erken dönem iddiaları,
sonraki araştırmacılar tarafından YANLIŞ yorumlar olarak
değerlendirilebilmektedir.
Börklüce Mustafa ve Isabella Hakkındaki Bilgiler
Görüntü, Charles Hopf'un 1873
tarihli "Chroniques Gréco-Romanes Inédites ou Peu Connues"
(Yayınlanmamış veya Az Bilinen Greko-Romen Kronikleri) adlı eserinden bir
soyağacı tablosunu göstermektedir. Tabloda, Palaiologos Hanedanı'ndan Isabella (Tiz
Isabella) adında birinin, "Büre kludsche Mousta-pha" (Börklüce
Mustafa) ile evlendiği ve 1422'de öldüğü belirtilmektedir.
Tarihsel Doğruluk ve Babinger'in Rolü
Hopf'un bu eseri, Bizans ve civar bölgelerin Orta Çağ
tarihçiliği için temel kaynaklardan biri olarak kabul edilse
de, içerdiği bazı bilgiler daha sonraki araştırmalarla tartışmaya açılmıştır.
Franz Babinger, Şeyh Bedreddin ve Börklüce Mustafa üzerine yaptığı çalışmalarda
bu tür Batı kaynaklarını kullanmış ancak onun bazı iddiaları, özellikle Şeyh
Bedreddin hareketine yönelik yorumları, modern Türk tarihçiler tarafından eleştirilmiştir.
Babinger'in, Börklüce Mustafa'yı Şeyh Bedreddin'i kötü yola
saptıran bir figür olarak gösterme eğilimi, isyanı anlatan tek Bizans
kaynağı olan Doukas'ın metninin farklı çevirileri ve yorumlarıyla
yeniden değerlendirilmiştir.
Börklüce Mustafa'nın Palaiologos prensesi Isabella ile
evliliği iddiası, tarihsel olarak tartışmalı bir konudur ve
ana Osmanlı kroniklerinde yer almamaktadır. Bu evlilik bilgisi, bazı
araştırmacılar tarafından Osmanlı ve Bizans hanedanları arasındaki karmaşık
ilişkileri gösteren bir bilgi olarak kabul edilse de, çoğu kaynak Börklüce
Mustafa'yı bir Türkmen Alevi halk önderi olarak tanımlar, evliliğinden
bahsetmez.
Sonuç olarak, bu evlilikle ilgili bilgi mutlak bir
doğru olmayıp, o döneme ait birincil kaynakların farklı
yorumlanmasından veya ikincil kaynaklardaki hatalardan kaynaklanmış
olabilir.
“İris Dede Sultan İris…”.
***
Alman şarkiyatçı Franz Babinger, Börklüce Mustafa`nın İsabella adında bir bayanla evli olduğunu yazar ve bu iddiasını 1873 yılında Karl Hopf`un Bizans dönemini irdeleyen çalışmasına dayandırır.
İsabella, 1341-1376 yıllarında hüküm sürmüş V. İoannis Paleologos`un torunudur. Bizas Kralı Paleologos`un evlilik dışı kızıyla, Ilorio Dorios`un evliliğinden dünyaya gelmiştir.
Sırp şarkiyatçı N. Pilipoviç ise Börklüce`nin İsebella`yı, Süleyman Çelebi`nin hareminden kurtardığını yazar Pilipiviç bu bilgi için Sa`d ed-din (1536-1591), in „Tăg ül-tewărich“ adli seyahatnamesini kaynak gösterir.
Babinger`in vermiş olduğu kaynağa ulaştım. Pilipiviç`in vermiş olduğu kaynak Arapça. Bu bilgiler ışığında kafamda bir kaç soru oluştu. Bu soruları sıralayıp, konuzla ılgılı kısa cevaplar vermeye çalışacağım.
İlk olarak Süleyman Çelebi ve haremiyle başlayalım ki konu anlaşılır olsun.
Şehsade Süleyman Çelebi ve haremi?
-Beyazid`in en büyük oğlu Şehzade Süleyman Çelebi, Timur yenilgisinin ardından, Bizans ve Venedikliler`in de desteğini alarak, Osmanlı‘da başlayan Fetret Devri’nin tahta oturan ilk Şehzadedir. Timur yenilgisinden kaçıp Bizans`a sığınan Şehzade Süleyman, şehrin batı kapısından içeriye girdiğinde krala: „Ben artık sizin oğlunuz sayılırım, bundan sonra Bizans`a yönelik bir tehlike tarafımdan olmayacak“ gğvencesi verir. Teklif kabul görür. Bizans Timur sonrası darmadağın olan Osmanlıyı ortadan kaldırabilecekken, Şehzade Süleyman`ın teklifini kabul eder ve 1403 yılında bir antlaşma yapılır.
Bizans ıle birlikte Venediklilerin`de desteğini alan Süleyman, Şehzade Musa Çelebi ile (Şeyh Bedreddin`i kazaskerlik görevine getiren padişahtır) giriştiği savaşı kaybeder ve taht Şehzade Musa`nın eline geçer.
Börklüce Musa Çelebi`nin ordusunda azap askeri olarak görev mi aldı?
Borklüce`nin halka yönelik tebliğde Sakızlı Hristiyanların desteğini aldığını biliyoruz. Bu özelliği Borklüce`nin tek tanrılı dinlerı, hatta Torlak Kemel`den dolayı da her YAhudiliği iyi bildiğini varsayabiliriz. Babinger zaten Börklüce´nin iyi bir hatip olduğunu belirtir.
Börklüce`nin Isabella´yı tercih etmesinin arkasında kendisinin de Hristiyan olması yatabilir mi?
-Yatabilir tabi ki.. ama ben Isabella ile evlenmesinde bunun belirleyici olduğunu düşünmüyorum. Çünkü Bedreddin de Hristiyan ve Müslüman bir aileden doğma, kendisi Habes asıllı bir kadınla evlenirken torunu Ermeni bir kadınla evleniyor. Söylemek istediğim şu; Bedreddin, Borklüce ve Torlak`ın (Torlak hakkında yök denecek kadar az bilgi olsa da!) günümüze ulaşan söylem ve yazılarındaki düşünceleri ile pratikteki uygulamaları arasında bir çelişki ya da farklılık olmadığıdır. Bu tutumlarını nefeslerinin son anına kadar da terk etmemislerdir.
Bedreddin ve Börklüce ilişkisi Musa`nın Bedreddin`i kazasker yapmasıyla mı başladı?
Babinger ve Filipoviç`in vermiş olduğu bilgilerin doğruluğundan yola çıkarsak, Süleyman`a karşı savaşan Börklüce´nin Musa`nın kazeakeri Şeyh Bedreddin ile ilişkisinin o dönemde başlamış olduğunu ve Musa`nın tahtan idrilmesiyle İznik`e sürgün edilen Şeyh Bedreddin`in peşinden gitttiğini, oradan da baba toprağı Ege`de, isyanı başlattığı söylenebilir.
Bunu neden yazıyorum, bazı araştırmacılar, Bedreddin ve Musa arasında her hangi bir ilişki olmadığını iddia edip her iki isyanın da ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini iddia ederlerde ondan.
(1) (Yılmaz Karakoyunlu, Serçe Kuşun Sonbaharı, Doğan Kitap, 6. b., İstanbul: 2012, s. 14.)”

