Minik bir yüreğin fırçasından dökülen naif çizgiler, bazen sözcüklerin kifayetsiz kaldığı duyguların tercümanı olur. Elinizdeki "Kuş Yuvası ve Çizim Süreci" başlıklı metin ve ona eşlik eden dört görsel, yedi yaşındaki (Nil) bir sanatçının iç dünyasındaki fırtınaları ve dinginliğe ulaşma serüvenini, kağıdın ve kalemin dilinden bizlere aktaran edebi bir öyküdür.
Yaratıcılığın Zincirlenişi: İlk Fırça Darbeleri
Yolculuğun başlangıcında, ince bir kağıdın kırılgan yüzeyine
düşen ilk çizgi, bir hayal kırıklığının habercisidir. Kuş
kafesi niyetine çizilen figür, kağıt kalitesinin yetersizliği ve kalem
uçlarının zedelemesi yüzünden sanatçısının beklentilerini
karşılayamaz. Bu durum, tıpkı bir şairin dilsiz harflerle boğuşması gibi, minik
ressamın kendini tam manasıyla ifade edemediği, yetersiz materyallerin
kanatlarını kırdığı bir anı simgeler.